10/25/2020
126 No’lu Amfi İle İlgili Bildiri

Taşkışla’nın koridorlarında her zamanki gibi dizi veya reklam çekimi için insanlar koşuştururken ve biz hep ‘acaba bugün okula girebilecek miyiz?’, ‘bugün 2. kattaki sınıfları kilitlerler mi?’ diye düşünürken ve bir gün sahnemiz olacak gözüyle baktığımız 126 no’lu amfinin önünden geçerken gördüklerimizle şok ol(a)madık. Amfide her zamanki gibi hiçbir üniversite bileşenine haber dahi verilmeden bir süreç başlamıştı. Kapının üstüne yazım hatalı şekilde ‘Tadilaat nedeniyle kapalıdır’ yazısı iliştirilmiş; dışarıdan ve içeriden baktığımızda ise 126 şantiyeye çevrilmişti. 8 senedir süren Taşkışla’ya sahne yaptırma mücadelemizin belki de en çetin dönemecini yaşayan Taşkışla Sahneli’ler olarak size bu amfinin hikâyesini anlatmak isteriz.

Taşkışla Sahnesi’ni takip eden biriyseniz bilirsiniz, bizde hikâye bol ve hikâye anlatmayı da pek bir severiz. Sene 2008’di. Taşkışla Sahnesi’nin 6 sene prova mekânı olan Habitat Holü’ne henüz prefabrik sınıflar yapılmamıştı. Taşkışla Sahnesi bir yandan Habitat Holü’nde çalışmalarına devam ederken bir yandan da 126 no’lu amfinin kültür-sanat faaliyetlerinin yürütüleceği bir tiyatro salonuna dönüştürülmesi için mücadele ediyordu. Projeler çiziliyor, hocalarla görüşülüyor; yoğun bir şekilde İTÜ’deki ve Taşkışla’daki sahnesizlik/mekansızlık problemi dillendiriliyordu. O dönemde dekan yardımcısı olan Sinan Mert Şener, dekan olunca ilk işinin Taşkışla Sahnesi’ne sahne yapmak olacağına dair söz vermişti.

Gel zaman git zaman bu mücadele ve proje çizme süreci devam etti. Bu süreçte Sinan Mert Şener dekan oldu. Sene 2013 olmuştu. Bu tarihte sahne gündemini yeniden canlandıracak bir hamle yapmıştık ve hocalarımızla beraber yine 126 no’lu amfi için blackbox tipi bir sahne projesi çizmiştik. Projenin her şeyi tamamdı. Yapılması için gerekli miktarsa 1 Milyon TL idi. Okul bize bunun çok yüksek bir meblağ olduğunu ve bunu karşılayamayacaklarını belirterek sponsor aramamızın gerekli olduğunu söyledi. 1 Milyon TL bulamadık tabi. Sonrasında yönetimle görüştüğümüzde buraya bir konferans salonu yapalım dediler. Fakat biz tiyatro salonu yapılması konusunda ısrarcı olduk. Hâlihazırda zaten okulda 2 tane konferans salonu (109 ve 127) varken ve kültür-sanat faaliyeti yapılabilecek tek mekân dahi yokken bir üçüncü konferans salonuna ne gerek vardı?

Yine aynı yıl dekan-öğrenci buluşmasında bize verilen sahne sözü hatırlatıldığında da alınabilen karşılık tuvaletlerin yapılacak olduğuydu. Yapıldı da. Bu sürecin sonrasında iletişim kurma girişimlerimiz yanıtsız kaldı. Elimizde tutarı 1 Milyon TL olan blackbox sahne projesiyle kalakaldık. Aradan üç sene geçti ve yine tabi ki tamamen tesadüf eseri 126 no’lu amfide bir inşaatın başladığını gördük. Okuldaki öğrencilerin, öğretmenlerin, kulüplerin ve okul emekçilerinin hiçbirinin fikri alınmadan ve dahi haber verilmeden bir inşaat hali boy göstermişti amfide.Bu durumu öğrendikten sonra Taşkışla öğrencileri ile birlikte bir forum yaptık ve forum sonrasında dekanla yaptığımız görüşme sonucunda 23 Mart Çarşamba gününe amfinin durumunun konuşulacağı bir toplantı sözü aldık.

Gayrimeşruluğu alelacele ve herkesten habersiz yapılmaya çalışılmasından bile belli olan bu proje sürecinin bu toplantı yapılana kadar durdurulması gerekmektedir. Taşkışla’da senelerdir sahne olması için mücadele verdiğimiz 126 no’lu amfinin ne yapılacağına dair alınacak karar süreçlerinde diğer bütün Taşkışla bileşenleriyle beraber söz sahibi olacağımız bir durum yaratılana kadar bu proje yürütülmemelidir.İTÜ’nün ve Taşkışla mimarlık fakültesinin; öğrencilerin faaliyetleri ikinci plana atılarak, firmaların düzenlediği büyük organizasyonlar için kullanılacak bir konferans salonuna daha ihtiyacı yoktur. Senelerdir dillendirdiğimiz talebimizi bir kez daha dillendiriyoruz: 126 no’lu amfi kültür ve sanat faaliyetleri için kullanılabilecek bir tiyatro sahnesine dönüştürülsün.

Kategoriler